"Doğuya bak," dedi, "çünkü daima, batıda ışık sönerken, doğudan yeniden doğuş umudu vardır."

 

"Look to the east," she said, "for always, while the light dies in the west, there is the promise of rebirth from the east."

 

~ Marion Zimmer Bradley, The Mists of Avalon ~

 

   

            

 

Hikâyemiz

 

Bir zamanlar Einstein, eğer doğayı derinlemesine gözlemleyecek olursak insan olarak kendi hikâyemizi anlayabiliriz demiştir. 

 

Doğa döngülerden oluşur ve bizim yaşamlarımız da bu doğanın birer parçasıdırlar. Ama biz gene de aşkın yerinde kalması, olduğu gibi kalması ya da bizim istediğimiz gibi kalması için çok zorlarız. Bu bir gülün solma ve tomurcuklanma evreleri geçirmeksizin hep çiçek dolu olmasını beklemek gibidir. Aksine doğanın tarzı değişimlere dayanmak ve yeniden doğuşa güvenmektir. İnsan olarak bizim hedefimiz de aşağı yukarı buna benzer: goncadan çiçeğe, çiçeğin solup dökülmesine ve yeniden goncaya, tüm geçirdiği değişimlerde sevginin yanında kalmak. “Bu aşk goncası, yazın olgunlaştıran nefesiyle güzel bir çiçeğe dönüşsün biz yeniden buluşunca,” der Shakespeare’in Juliet’i. 

 

İlişkinin gülü romantizmle çiçeklenir, çatışmayla dikenlenir ve bağlılıkla köklenir. Biz bu gülü açılmamış ve açılmakta olan tüm yapraklarıyla ve bize batan, ama aynı zamanda bizi delip açılmamızı sağlayan tüm dikenleriyle kabul edebiliriz. 

 

Alıntı : Olgun İlişkiler, David Richo, Kuraldışı Yayınları, 2007, İstanbul

 

 

Our Story

 

Einstein once said that if we were to look deeply into nature, we would understand our human story. 

 

Nature is fashioned of cycles and our lives are part of nature. Yet we try so hard to make love stay put, to make it stay the way it is or the way we want it to be. This is like expecting a rose to always be in full bloom, with no phases of budding or fading. Nature’s style, by conrast, is simply to stay through changes and trust in rebirth. Our human goal is much the same: to stay with love in all its vicissitudes, from bud to bloom to barrenness and then back to bud. “This bud of love, by summer’s ripening breath, shall become a beauteous flower when next we meet,” says Shakespeare’s Juliet. 

 

The rose of relationship grows petals in romance, thorns in conflict, and roots in commitment. We can accept this rose with all its petals folded and unfolding and with its thorns that pierce but also open us. 

 

Quoted from" “How to be an Adult in Relationships” by David Richo, Shambhala, 2002

 

              

  

   

 

  


Güneş İlhan Yazıları

Articles by Güneş İlhan

 

Kendi Mitolojimiz yaptığımız ve yapacağımız kahramanın yolculuklarının hikayesidir. 

Bu hikayenin yazarı da kahramanı da bizizdir. Kişisel mitolojimizi kendi kalemimiz ve kelimelerimiz ile yazmak, mit ve sembol aracılığıyla kendimizi, kökenimizi, içsel motiflerimizi, bireyliğimizi ve özümüzü/özgünlüğümüzü keşfetmek için yapılan yaşam yolculuğunda kendimizi dönüştürmek ile mümkündür.

 

Güneş İlhan

   

 

Personal Mythology is the story of the hero's journeys that we made and will make. 

We are both the author and the hero of this story.

Writing down our personal mythology with our own pen  and words would be possible by transforming ourselves as a result of a life journey done through myth and symbol for to explore ourselves, our origination, our inner motives, our individuality and our quintessence/authenticity. 

 

Güneş İlhan

 

**************

Kendi Mitolojimize Dair Notlar

 

**************

  

Günlük notların yer aldığı facebook sayfası için tıklayın. Sayfayı görmek için facebook'a üye olmanız gerekmiyor.

 


Alıntılar

Excerpts


Akıl Defteri

Reminders for Self


Sözler

Quotes


Karikatürler

Cartoons


Linkler

Links

  

   

           

sembolizm@gmail.com

 

© 2006-2017, BARIŞ İLHAN YAYINEVİ

Bu sitedeki tüm yazıların yayın hakkı Barış İlhan Yayınevi'ne aittir. İzinsiz hiçbir alıntı yapılamaz ve kopya edilemez.